Küfelik Olmak Ne Demek?

Küfelik Olmak Ne Demek?

Küfelik Olmak Ne Demek?

Küfelik olmanın ne demek olduğunu anlamak için önce küfenin ne olduğuna bakmak lazım. Küfe, söğüt ve benzeri ağaçların ince dallarından örülerek yapılan, eskiden hamalların yük taşımak için kullandıkları büyük sırt sepetine denir. Bu hamallara aynı zamanda küfeci de deniliyordu. Küfelik olmak, Türk Dil Kurumu’nun tarifiyle, çok sarhoş olmak anlamına gelmektedir.

Eskiden çok içki içip, kendinden geçen ve ayakta duramayacak hale gelenler evlerine genellikle küfelerle taşınıyordu. Meyhanelerin kapanmasına yakın dışarıda küfeciler bekliyor, eve gidemeyecek hale gelmiş sarhoşları evlerine götürüyorlardı. Bu adetten dolayı çok içmiş ve ayakta duramayacak hale gelmiş biri için küfelik olmuş deyimi kullanılmaya başlandı. Hatta bu deyim öyle yaygınlaştı ki, şiirlerde dahi yerini aldı. Neredeyse küfe, çok içmiş sarhoş kişileri taşımakla özdeşleşti.

Küfeciliğin başlama hikayesi, kesin olmamakla birlikte şöyledir; meyhanenin birinde biri eve gidemeyecek kadar sarhoş olmuş. Saat de çok geç olduğundan meyhaneci adamı eve götürecek fayton bulamamış. Ancak bir küfeciyi ayarlayarak adamı eve göndermiş.

Günümüzde her ne kadar küfeciliğin yerini taksiler alsa da küfelik olmak deyimi hala kullanılmaktadır.
Daha seyrek olarak da kullanılsa, küfelik olmak, aynı zamanda bir küfeyi dolduracak miktarda anlamına da gelmektedir.
Küfelik olmak ne demek sorusunun aslında geniş bir anlamı vardır. Osmanlı insan enerjisinden tam olarak faydalanmak için projeler üretir, asla insan enerjisinin boşa gitmesine müsaade etmezdi. Örneğin mahalle asayişini sağlamak için gençlerden birimler oluşturur bu görevi onlara verirdi. Bu gençleri seçerken problem oluşturabilecek gençlerden seçerek onların oluşturacağı problemlerin de önüne geçmiş olurdu.

Mahallelerde hayat canlı geçmesine rağmen istenmedik olaylar da olurdu. Bu problemler de hoşgörü içerisinde çözülürdü. Örneğin şarapla demlenmiş genç evine küfeye konulur evine götürülürdü. Suç işlemiş insanların sağlığı da düşünülerek bu hizmetler yürütülürdü. Taş atana gül atan milletin torunları olmak buradan geliyordu.

Evde oğlunu bekleyen anne duygusu o yıllarda endişe değildi, sadece oğluna karşı şefkat idi. Çünkü anne biliyordu ki oğlu bir şekilde sokakta kalmayacak, oğlu küfelik olacaktı en kötüsü. Bu annenin kalbini sızlatıyordu.
O sepete giren genç sanki ahlak medresesine girmiş mezun olmuş olurdu. İstenildiğinde terbiye aracını sepete sığdırabilen insan bazen dev okulların içini boş bırakabiliyor. Küfelik olmak mahallede ayrı bir fişleme olarak algılanmıyor ama kişiye ahlaki değerler kazandırabiliyor. Toplum aileden, mahalleye, mahalleden şehre bu iyilik ilmekleri ile bir nakış gibi işleniyor ve birbirine sıkı bağlarla bağlanıyordu.

Günümüz toplumuna küfeye kadar da çok ihtiyacımız var. Kötü gibi algılanan olaylardan örnekler almalıyız ki tarih tekerrür etmesin. Aynı hatalar tekrar yaşanmasın. Belki küfecilik bizlere yeni bir eğitim terbiye sistemine zemin hazırlayacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ